uşak haberasayişgündemuşakdövizakpchpmhp
DOLAR
13,6463
EURO
15,4592
ALTIN
777,45
BIST
1.906
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Uşak
Çok Bulutlu
14°C
Uşak
14°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Kuvvetli Sağanak
10°C
Pazar Yağışlı
12°C
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Yağışlı
13°C

Ege Bölgesi’nin Can Damarı Gediz Nehri Kuruyor!

 Yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliklerine bağlı olarak Gediz Nehri’ni besleyen birçok dere ve çayın kuruması sonucu bir zamanlar 2 metre derinliğinde olan Ege Bölgesinin can damarı Gediz Nehrindeki su seviyesi 10-15 santimetreye kadar düştü.

Ege Bölgesi’nin Can Damarı Gediz Nehri Kuruyor!
REKLAM ALANI

 Yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliklerine bağlı olarak Gediz Nehri’ni besleyen birçok dere ve çayın kuruması sonucu bir zamanlar 2 metre derinliğinde olan Ege Bölgesinin can damarı Gediz Nehrindeki su seviyesi 10-15 santimetreye kadar düştü.


Yaşanan kuraklık sonrası nehirde birçok yerde kum adacıkları oluşurken, suyun çekildiği noktalarda ise kuraklık nedeniyle çatlaklar oluştu. MASKİ Genel Müdürü Burak Aslay, kışın beklenen yağışların gelmemesi durumunda tarımsal faaliyetlerde önümüzdeki yıllarda ciddi sorunlar yaşanabileceğini vurguladı.

 Yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliklerine bağlı olarak Gediz Nehri’ni besleyen birçok dere ve çayın kuruması sonucu bir zamanlar 2 metre derinliğinde olan Ege Bölgesi nin can damarı Gediz Nehrindeki su seviyesi 10-15 santimetreye kadar düştü.


Küresel ısınmaya bağlı yaşanan iklim değişiklikleri yeraltı sularını besleyen yağış rejimlerini de değiştirince su sıkıntısı her geçen yıl kendini daha fazla hissettirmeye başladı. Ege Bölgesinde Kütahya ilindeki Murat Dağından doğarak Uşak ve Manisa’yı geçerek İzmir Foça’da Ege Denizine dökülen 401 kilometre uzunluğundaki Ege Bölgesinin ikinci büyük nehri olan Gediz Nehri neredeyse kuruma noktasına geldi. Derinliği 2 metreyi bulan nehirde su seviyesi yer yer 10-15 santimetreye kadar düşerken Manisa Ovasını yıllarca besleyen nehir kullanılamaz hale geldi. Yaşanan kuraklık ve kirlilik Manisa Ovasındaki üreticileri yeraltı sularına yönlendirirken yer altında su bulmakta zorlanan üreticiler önümüzdeki yıllarda su sıkıntısının daha fazla kendini hissettireceğini dile getirdi.

 Yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliklerine bağlı olarak Gediz Nehri’ni besleyen birçok dere ve çayın kuruması sonucu bir zamanlar 2 metre derinliğinde olan Ege Bölgesinin can damarı Gediz Nehrindeki su seviyesi 10-15 santimetreye kadar düştü.

“En az 2 metre derinlikte olması gerekirdi”


Gediz Nehri kenarındaki bağ sahiplerinden Sebahattin Aydoğdu, “Barajlarda su toplanması, havaların kurak gitmesi ve bir de fabrikaların Gediz’i pisletmesi. En az 2 metre olması gerekir. Bizim arazilerimiz daha önce Gediz’den kullanılırdı. Su olmamasından ve fabrikaların Gediz’i pisletmesinden dolayı artık herkes sondajlara başvurdu. Yeraltı sularını kullanıyoruz. Onun için artık Gediz’in suyunu kullanamıyoruz” dedi.

“Seneye daha fazla su sıkıntısı çekecek gibiyiz”


Gediz Nehri kenarındaki bir diğer bağ sahibi Erhan Babacan ise kuraklığın son yıllarda arttığını ve önümüzdeki senelerde su sıkıntısını daha fazla hissedeceklerini söyledi. Gediz Nehri’nin su seviyesinin düşmesini kuraklığa bağlayan Babacan şunları söyledi: “Kuraklığa bağlıyorum. Bunun nedeni kuraklık. Barajlarda yağışların az olması nedeniyle yeterli su yok. Bu yeraltı sularının seviyesinin düşmesine neden oluyor. Seneye su sıkıntısı çekecek gibiyiz. Çoğunluğumuz damlama sulama ve yer altı suyu kullandığımız için çoğu su derinliği 20 metreye kadar düştü. Dinamolar tulumbalar şu an çalışamaz durumda. Sürekli boru atarak dalgıçların derinliğini daha da aşağıya indiriyoruz. Bundan 2-3 sene sonra veya 1-2 sene sonra su bulabileceğimiz bile meçhul”.

 Yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliklerine bağlı olarak Gediz Nehri’ni besleyen birçok dere ve çayın kuruması sonucu bir zamanlar 2 metre derinliğinde olan Ege Bölgesinin can damarı Gediz Nehrindeki su seviyesi 10-15 santimetreye kadar düştü.

“Gediz’de son günlerde su akmaz oldu”


Gediz’deki suyun azalmasını değerlendiren Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Burak Aslay, su kıtlığına dikkat çekti. Aslay, “Gediz’de son günlerde su akmaz oldu diyebiliriz. Sözlerime böylesine karamsar bir cümleyle başlamak istemezdim ama şu günlerde Gediz Nehri’nin temiz su kaynağı atık su arıtma tesislerimizin çıkış suyu. Kurum olarak Gediz’e tesislerimizde içme suyu kadar berrak hale getirdiğimiz suyu veriyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Cengiz Ergün’ün vizyonu ve hedefleri doğrultusunda Gediz yok olmasın, eski özlenen günlerine geri dönsün diye çalışıyoruz. Gediz’de yaşanan bu azalmasının sonucu olarak ortaya çıkan sudaki oksijen azalması da balık ölümlerini beraberinde getiriyor. Tabii bu sadece Manisa’da yaşanan bir durum değil.

“İçme suyunu tarımsal sulamada kullanmak en büyük tehditlerden biri durumunda bulunuyor.”

Ülkemiz genelindeki nehirlerde su debisi çok büyük miktarda düştü. 2017 yılında İtalya’nın Roma Şehrindeki meydanlarda süs havuzları ve meydanlardaki çeşmelerdeki suyu, kuraklık belirtisi nedeniyle kapatmaya gitmişlerdi. Güney Afrika’da da benzer tedbirlere gidilmişti. Bu ifadelerimle belirtmek istediğim su kıtlığının tüm dünyanın sorunu olduğudur. Maalesef su kaynaklarımızı çok hoyrat ve bilinçsiz bir şekilde tüketmeye ve amacı dışında kullanmaya devam ediyoruz. İçme suyunu tarımsal sulamada kullanmak en büyük tehditlerden biri durumunda bulunuyor. Ayrıca, tarımsal sulamadaki suyu da vahşi sulama ile yok ediyoruz. Kısacası hayatın devam etmesi için en önemli unsur olan suya gerekli önemi vermiyoruz” dedi.

 Yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliklerine bağlı olarak Gediz Nehri’ni besleyen birçok dere ve çayın kuruması sonucu bir zamanlar 2 metre derinliğinde olan Ege Bölgesinin can damarı Gediz Nehrindeki su seviyesi 10-15 santimetreye kadar düştü.

“Tarımsal faaliyetlerde de önümüzdeki yıllarda ciddi sorunlar yaşanabilir”

Manisa sınırları içerisinde yer alan baraj ve göllerin güncel durumu hakkında da bilgi veren Aslay, “Herkesin bildiği üzere yağışlı gün sayımız çok azaldı. Marmara Gölü’nün, Afşar Barajı ve Demirköprü barajlarının doluluk oranı sıfır. Ülkemizin gıda ambarı diyebileceğimiz Manisa’da barajlarımız ya da göllerimizde neredeyse su yok diyebiliriz. Kışın beklenen yağışlar gelmezse tarımsal faaliyetlerde de önümüzdeki yıllarda ciddi sorunlar yaşanabilir. Biz hemşerilerimize içme suyunun büyük bir bölümünü yeraltı suları ile temin ediyoruz.

Kurulduğumuz günden bu yana 500’e yakın sondaj kuyusu açtık. Her geçen yıl sondajlarımızda ya daha derine inmek ya da kuruyan sondajların yerine yenilerini eklemek zorunda kalıyoruz. Gelecek yılların daha zor geçmemesi için tedbiri elden bırakmamak gerekiyor. Evlatlarımıza ve geleceğimize daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için bir kez daha tüm hemşerilerimi gereksiz su kullanımından kaçınmaya, sularımızı kirletmemeye ve içme suyumuzu tasarruflu kullanmaya davet ediyorum. Su yoksa hayat yok. Her zaman dediğimiz gibi susuzluk kaderimiz değil” dedi.

Yorumlar

  1. Rüştü Bilgin dedi ki:

    Tarım yapanlara çamur atanları çok kınıyorum. Kuraklığın sebebi tarım değil. Tarım olmazsa aç kalırız. Suyun bitme sebebi çarpık kentleşme ve bilinçsizce sanayi bölgelerinin kurularak suyu çekmeleridir. Hemen en kolayı tarımsal sulama deniyor. Tarımsal sulama yapanlar suyu kirleterek nehir ve göllere akıtmıyor. Sanayi temiz suyu kirleterek nehir ve göllere atıyor. Tarım sulamasında ise aynı su tekrar toprağa ve yeraltına gidiyor.